"Enter"a basıp içeriğe geçin

Gelecekte Bizi Nasıl Teknolojiler Bekliyor? Gelecek Teknolojilerden Felsefik Akımlar

‘Öncesinde ne güzeldi her şey’ der bazen büyüklerimiz. Çünkü önceden önemli olan, en önemli olduğunu düşündüğün işe en çok zamanını ayırmaktı. Ayırdığın vakit ise senin huzurlu olmana imkan tanırdı çünkü kaçıracağın bir şey yoktu. Bugünlerde ise şu toplantıdır, bu projedir, ahanda eğitimi kaçıracağım, ahanda DDL kaçtı diyerek oradan oraya koşuşturuyoruz. Bu koşuşturmaca bizleri genç yaşımızda bitirdi bile :). İşin aslı tabi ki bu kadar da karamsar değil. En azından zaman yönetimi dediğimiz becerinin daha da profesyonel olması gerektiği için bu yüzyılda koşuşturma içindeyiz.

Günümüzde birçok teknoloji insanoğlunun işlerini kolaylaştırıyor ve daha hızlı yaşamasına olanak tanıyor. İlk olarak şunu hatırlayalım, önceden kağıt para ile yaptığımız işler ile şu an yaptığımız işler arasında resmen bir uçurum var. Çünkü artık dijital teknolojiler fiziksel olarak harcadığımız zamanı bizlere kazandırıyor ve işlerimizi İnternet ile daha kolay yapmamıza olanak sağlıyor. Öncelerden abonelikler için göndereceğimiz faxları artık internet siteleri üzerinden gönderebiliyor ve hızlıca abone olabiliyoruz. Hem de harcadığımız zamanın büyük bir çoğunluğunu geri kazanarak.

Yapay Zeka Piano Çalıyor(1)

Teknolojiler özünde zaten bizlerin problemlerine çözümler getirdiği için artık başka şeylere odaklanmaya başlıyoruz. Zamanla daha çok problemimizi çözecekler ve daha çok zaman kazanacağız. Mesela bugün hasta olsak ve ameliyat olmamız gerekse, doktorun müsaitliğini, ameliyathanenin müsaitliğini ve doktorun moralinin iyi olmasını bekliyor olacağız. Doktorun veya ekibin insan olduğu düşünürsek de hatalı ameliyat olma riskimiz de var. Peki gelecekte böyle olacak mı? Tabi ki bu işler değişecek, ameliyat olmak istediğimiz zaman yapay zeka ile önceden öğrenilmiş ameliyat deneyimleri ve öğretileri ile bizler yapay zeka ile bir doktora göre daha iyi ameliyat olabileceğiz. Daha hızlı tedavi olmamız ve sonuç almamız yine bizlere zaman kazandıracak.

Az önce fark ettiyseniz yapay zekâ dedim, nedir peki bu yapay zeka? Yapay zeka, makine öğrenmesi ve derin öğrenme gibi teknolojik yapıları içerisinde barındıran bir teknolojidir. Bir programlama şekli diyebiliriz özünde, tabi sonuçta programlama dilleri de birer teknolojidir. Yapay zekâdan biraz daha bahsedersek, birden fazla yapay zeka türü var, dar yapay zekâ ve geniş yapay zekâ. Dar yapay zekâ bir amaç için geliştirilmiş ve sadece o konuda problemleri çözmesi için geliştirilmiş bir yapay zeka türü. Mesela buna, skor tahmini yapan programlar veya borsa değer tahmini yapan yazılımlar şeklinde örnekler verebiliriz. Yapay zekâ özünde kendi kendini programlayan bir programlama türü. Yapay zekâya neyi nasıl öğrenmesi gerektiğini söylüyorsunuz ve programınızda size o öğrenilecek konuyu öğrenip, sorduğunuz probleme çözümler sunuyor. Dar yapay zeka ise bunu belirlenmiş olan konular için yapıyor. Mesela, bu ay hangi hisse senedini almak daha kârlı olur şeklinde yapay zekâya sormak gibi ve cevabını almak gibi.

Geniş yapay zeka ise, hala emekleme aşamasında olmasına rağmen, birden fazla alanda bizlerin problemlerini çözmeyi amaçlıyor. Örnek vermek gerekirse, IPhone’lardaki Siri bizlerin sesini anlamakla kalmıyor, evin içerisindeki aydınlatmanın hangisini çalışması gerektiğini de biliyor. Bizlerin hal ve durumlarını anlayıp, bizler için uygun olan müziği açıyor. Araba içerisinde kendisine arabayı sürmesi gerektiği söylendiği zaman sürüyor. Bankada bir işlemimiz gecikmişse bizlere bunu hemen bildiriyor veya bizim yerimize uygun görürse ödeme yapıyor. Yapay zeka da bizlere zaman kazanmamız için çok yardımcı oluyor.

Yapay zekâ hepimizin kafasında rahatça anlaşılan ve hayal edilebilen bir teknoloji olmaya başladı fakat gelecekte öyle teknolojiler düşünülüyor ki ölümsüzlük, bedensizlik hatta sadece bir bilgisayar çipi olarak hayata devam etmek gibi. Bu akımlar bizlerin artık insan bedenine ihtiyaç duymadan da insanların yaşayabileceği dünyada yaşamlarını devam edeceğini söylüyorlar. Singularity, Transhümanizm gibi akımlar bizlerin hayatlarını kökünden değiştirecek teknolojiler olacak gibi görünüyor. Günümüzde ise hala bu konular tartışılıyor.

Biraz hayallerimizi zorlayalım, izlediğimiz teknoloji filmlerine düşünelim. Bedenimizin her tarafı makina ve yiyecek ihtiyacımız neredeyse hiç yok. Bu vücut ile kaldıramadığımız yükleri kaldırıyor, biyolojik vücut ile yapamadıklarımızı yapıyoruz. Hatta işi biraz daha ileri götürelim hasta olmuyoruz. Zamanı gelince veya bozulunca yeni bir kol veya bacak alıyoruz. Fakat şunu düşünüyor muyuz? Bizler ölüyor muyuz? İşte transhümanizm dediğimiz akım, bu olayların felsefesini düşünen akımın adı. Transhümanist düşünürler artık gelecekte insan üzerinde gelişecek olan teknolojilerin ne denli şekillenmesi gerektiğini, etik boyutlarını ve ne amaçlarla kullanılması gerektiğini tartışıyor. Tabi bu akıma karşı gelen birçok inanış ve akım da mevcut. Transhümanizmin burada asıl amacı ise insanlara ölümsüzlük vermek, yaşamlarına veya ‘bilinçli’ yaşamlarına devam ettirmelerini amaçlamak.

Transhümanizm akımında amaçlar; hastalıklara çözüm olarak daha tekno-biyolojik cihazlar geliştirilmesi, biyolojik güç ve dayanıklılık gerektiren durumlarda (mesela uzayda) kullanılacak vücutların geliştirilmesi, bu cihazların yönetimi, kontrol edilmesi veya denetlenmesinin kimler tarafından yapılması gerektiği boyutlarına bakar. Mesela bir suçlunun tespit edilmesi için vatandaşlarının göz içerisindeki verilere bakmak doğru mudur? kişisel tercih mahremiyeti var mıdır? Bu bilgiler okunabilir devlet tarafından okunabilir olmalı mıdır? Gibi sorulara cevap aramaktadır.

Transhümanizm ile ilgili çok fazla detayın olması ile birlikte bu akıma destek olan başka bir akım da singularity dediğimiz akımdır. Bu akımın amacı ve felsefesi ise geliştirilen zekaların bir gün insan zekasını geçerse bizi nasıl bir geleceğin beklediği üzerinedir. Kendisini insan zekâsından daha geliştirmiş bir zekânın insanoğluna neler yapabileceği ve insan oğlunun bunun ile nasıl başa çıkacağı tartışılmaktadır.

The Machine Stops Kitabı’ndan (2)

Şimdi tekrardan hayal gücümüzü zorlayalım ve düşünelim. Devletlerden daha yetkili ve bilgili, her konuda insanoğlunun düşünemeyeceği bilgiyi bilebilen ve hesaplayabilen bir makina düşünün. Başlangıçta bir tanrı gibi düşündürüyor kendisini. Aşılamaz, korkunç ve yüksek irade sahibi bir teknoloji. Bu teknolojinin de bizlere neler yapmamız gerektiğini söylemesi daha da tüyler ürpertici değil mi? Sana söylediğimi yapmazsan yanlış yapmış olursun veya kazanamazsın diyen bir ‘big brother’ın olması. Böyle düşününce bazı teknolojilerin ilerlemesi gereken noktaları belirlemek gerektiği düşüncesi yer alıyor insanın aklında. Kendi ellerimizle geliştirdiğimiz teknolojilerin bizlerin sonunu getirmesi mümkün olabilir mi? Ya da bu teknolojilerin bizleri diğer üstün teknolojili canlılar ile tanıştırıp, daha gelişmiş bir canlı olmamıza mı olanak sağlayabilir mi? Bunu çocuklarımız belki de torunlarımız veya onların torunları görecek.

Sabırsızlıkla ve heyecanla geliştirdiğimiz teknolojilerin bizleri daha güzel günlere ulaştırmasını hayaliyle…

İlk Yorumu Siz Yapın

Yorumun Bizim İçin Çokomelli.

%d blogcu bunu beğendi: